Ezekiel 3

Studovat vnitřní smysl

Turkish         

← Ezekiel 2   Ezekiel 4 →

1 Bana, ‹‹Ey insanoğlu, sana verileni ye. Bu tomarı yedikten sonra git, İsrail halkına seslen›› dedi.

2 Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.

3 Bana, ‹‹Ey insanoğlu, sana verdiğim tomarı ye, mideni onunla doldur›› dedi. Bunun üzerine tomarı yedim. Bal gibi tatlı geldi bana.

4 Sonra şöyle dedi: ‹‹Ey insanoğlu, İsrail halkına git, onlara sözlerimi ilet.

5 Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.

6 Evet, seni konuşması anlaşılmaz, dili zor, dediklerini anlamadığın halklara göndermiyorum. Onlara gönderseydim, seni dinlerlerdi.

7 İsrail halkı seni dinlemek istemeyecektir, çünkü o beni dinlemek istemiyor. Bütün İsrail halkı dikbaşlı ve inatçıdır.

8 Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.

9 Alnını çakmak taşından daha sert bir kaya gibi yapacağım. Her ne kadar asi bir halksalar da onlardan korkma, yılma.››

10 Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,

11 ‹‹Şimdi sürgünde yaşayan halkına git ve seni ister dinlesinler, ister dinlemesinler, onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› de.››

12 Sonra Ruh beni kaldırdı ve arkamda, ‹‹RABbin görkemine kendi yerinde övgüler olsun!›› diye büyük bir gürleme duydum.

13 Canlı yaratıkların birbirine çarpan kanatlarının çıkardığı sesi, yanlarındaki tekerleklerin gürültüsünü, büyük bir gürleme duydum.

14 Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.

15 Kevar Irmağı kıyısındaki Tel-Abibde yaşayan sürgünlerin yanına geldim. Orada, yaşadıkları yerde onların arasında şaşkınlık içinde yedi gün kaldım.

16 Yedi gün sonra RAB bana şöyle seslendi:

17 ‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.

18 Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› dediğim zaman onu uyarmaz, yaşamını kurtarmak amacıyla onu kötü yolundan döndürmek için konuşmazsan, o kişi günahı içinde ölecek; ama onun kanından seni sorumlu tutacağım.

19 Ancak kötü kişiyi uyardığın halde kötülüğünden ve kötü yolundan dönmezse, o günahı içinde ölecek. Ama sen canını kurtarmış olacaksın.

20 ‹‹Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, onu yıkıma uğratacağım, o da ölecek. Onu uyarmadığın için günahı içinde ölecek, yaptığı doğru işler anılmayacak. Ancak onun kanından seni sorumlu tutacağım.

21 Ama doğru kişiyi günah işlemesin diye uyarırsan, o da günah işlemezse, kesinlikle yaşayacak. Çünkü o uyarılara kulak vermiştir; sen de canını kurtarmış olacaksın.››

22 RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››

23 Böylece kalkıp ovaya gittim. RABbin görkemi tıpkı Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm gibi orada durmaktaydı. Yüzüstü yere yığıldım.

24 Ruh içime girdi, beni ayaklarımın üzerinde durdurdu. Benimle şöyle konuştu: ‹‹Git, evine kapan.

25 Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.

26 Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.

27 Ama seninle konuştuğumda dilini çözeceğim. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin. Dinleyen dinlesin, dinlemeyen dinlemesin. Çünkü bu halk asidir.››

← Ezekiel 2   Ezekiel 4 →
   Studovat vnitřní smysl
Swedenborg

Hlavní výklad ze Swedenborgových prací:

Apocalypse Revealed 322

The Inner Meaning of the Prophets and Psalms 126


Další odkazy Swedenborga k této kapitole:

Arcana Coelestia 728, 1286, 1884, 3869, 5620, 5890, 8764, ...

Apocalypse Revealed 36, 245, 282, 347, 482, 510, 945

The Lord 28, 48, 52

Heaven and Hell 441

True Christianity 157


References from Swedenborg's unpublished works:

Apocalypse Explained 63, 77, 186, 222, 283, 411, 412, ...

Coronis (An Appendix to True Christian Religion) 60

Nine Questions 1

Scriptural Confirmations 2, 4, 22, 52

Jiný komentář

  Příběhy:


Hop to Similar Bible Verses

Joshua 5:14

1 Kings 18:12

Job 2:13

Psalms 19:11, 26:8, 85:9, 119:103

Isaiah 8:11, 33:19, 50:7, 62:6

Jeremiah 1:7, 18, 6:10, 11, 17, 7:27, 15:16, 20, 29:20

Ezekiel 1:1, 3, 24, 28, 2:2, 4, 5, 6, 7, 3:11, 27, 4:8, 8:3, 4, 11:1, 4, 25, 12:2, 3, 18:4, 24, 24:27, 33:1, 2, 22, 43:3, 4, 5, 44:4

Zechariah 7:11

Luke 2:14, 12:4

Acts of the Apostles 8:39, 18:6

Hebrews 13:17

2 Peter 2:21

Revelation 10:9

Word/Phrase Explanations

İsrail
'Israel,' in Jeremiah 23:8, signifies the spiritual natural church. The children of Israel dispersed all the literal sense of the Word by falsities. 'The children...

bal
'Honey' signifies the delight derived from good and truth or from the affection thereof, and specifically the external delight. Thus it signifies the delight of...

RAB
The Lord, in the simplest terms, is love itself expressed as wisdom itself. In philosophic terms, love is the Lord's substance and wisdom is His...

diyor
As with many common verbs, the meaning of “to say” in the Bible is highly dependent on context. Who is speaking? Who is hearing? What...

sonra
According to Swedenborg, time and space don’t exist in spiritual reality; they are purely natural things that exist only on the physical plane. This means...

büyük
The word "great" is used in the Bible to represent a state with a strong degree of love and affection, of the desire for good;...

gün
The expression 'even to this day' or 'today' sometimes appears in the Word, as in Genesis 19:37-38, 22:14, 26:33, 32:32, 35:20, and 47:26. In a...

Yedi
The number 'seven' was considered holy, as is well known, because of the six days of creation, and the seventh, which is the celestial self,...

bekçi
'A watchman,' as in Isaiah 21:11, in an internal sense, signifies someone who observes the states of the church and its changes, which applies to...

duyar
'To hearken to father and mother,' as mentioned in Genesis 28:7, signifies obedience from affection. 'To hearken,' as mentioned in Genesis 30:22, signifies providence. See...

kötü
Swedenborg several times associates the “wicked” with “malevolence,” defines “malevolence” as “destroying good, interior and exterior,” and says that the wicked do this by disowning...

doğru
He is said to be 'just' in a spiritual sense, who lives according to divine laws. They on the right hand being called 'just,' as...


Přeložit: